Tarih : 05-10-2009 | imza : sysgeek | Kategori : Network
0

1964 - Fikir – Paul Baran “Paylaşılan iletişim üzerine” isimli bilimsel araştırmasında internetin teorik temellerini sundu.
1969 – Öncü – ABD ilk büyük testi başlattı: Arpanet artık çevrimiçiydi. Sadece dört araştırma kurumunu birbirine bağlıyordu.
1978 – Yeni ağ standardı – Bugün bile kullanılan IPv4 protokolü kullanıma girdi. Bu sistem sayesinde bilgisayarlar IP adresleri üzerinden tanınabiliyordu.
1984 – Elektronik Posta - Amerikan platformu CSNET ilk yazılı mesajı Almanya’ya 2 Ağustos 1984′te yolladı. Mesajın alıcısı Karlsruhe Üniversitesinde çalışan bilgisayar araştırmacısı Werner Zorn’du
Tarih : 28-08-2009 | imza : sysgeek | Kategori : Network
0
Çoklayıcılar (Hub)
Hublar OSI katmanında 1. seviyede çalışan ve Türkçesi çoklayıcı olan ağ cihazlarıdır. Eğer ikiden fazla bilgisayar varsa bir hub’a ihtiyacınız vardır. Hub’lar tüm bilgisayarlardan gelen kabloların bağlandığı merkezi ünitelerdir. Hub’lar genellikle star(yıldız) topolojide UTP kablolar için kullanılır.
Tekrarlayıcılar (Repeaters)
Yerel bilgisayar ağlarının yayılma alanını genişletmek amacıyla kullanılan cihazlardır. Kablolar üzerinden yayınlanan mesajın, kabloların iç direnci sonucu zayıflaması sonucu ağda mesafelerle ilgili sorunlar ortaya çıkar. Örneğin bus sistemi kullanan bir ağda bir segmentin boyu maksimum kalın koaksiyel kablolarda 500 metre, ince koaksiyel kablolarda 185 metre ve utp kablolarda ise 100 metredir. Bu nedenle belirtilen sınırlara dayanan bir ağa bir tekrarlayıcı dahil edilerek zayıflayan mesajın güçlendirilip, ağ üzerinde yoluna devam etmesi sağlanır. Ethernet ağda 3 tekrarlayıcıdan fazlası aynı ağa bağlanmaz. Aynı zamanda kablosuz ağlar içinde tekrarlayıcılar mevcuttur. Sinyal çekimine göre istenildiği kadar tekrarlayıcı kullanılabilir.
Köprüler (Bridges)
Veri bağlantı katmanı seviyesinde çalışan köprüler, farklı fiziksel ortamlarda kurulmuş iki LAN’ı birbirine bağlama görevini görürler. Örneğin bir token ring ağı ile ethernet ağı anlaşabilir hale gelebilir. Veri paketlerini bir ağdan diğer bir ağa götürür.
Anahtarlar (Switchs)
Anahtar kelimesi telefon haberleşmesinden günümüze gelmiştir. Eski telefon çağrılarını gerçekleştirirken iki uç nokta arasına adanmış fiziksel bir bağlantı oluşturulurdu. Bu bağlantıda anahtarlar, farklı hatları birleştirerek bir uç birimden diğer uç birimine uzayan yolun kurulması için kullanılırdı. Paket kavramı ile ağ kaynaklarının paylaşımı gündeme geldi. Artık bir fiziksel hat aynı anda pek çok uçtan uca bağlantıya hizmet verebiliyor ve kaynaklar daha verimli kullanılabiliyor. Networkte kullanılan anahtarlarının asıl amacı ise giriş portuna gelen verinin ait olduğu çıkış portuna verilmesidir.
Yönlendiriciler (Routers)
Ağlar arası haberleşmenin yapılabilmesi için ara bağlantıyı sağlayacak cihazlara yönlendirici denir. Router’ın bir işlemcisi, Eprom’u ve üzerinde bir işletim sistemi vardır. Routerlar ip paketlerinin yönlendirilmesinden sorumludur.
Geçitler (Gateways)
Birbirinden çok farklı yapıdaki ağları birbirine bağlamak amacıyla kullanılan arabirim elemanı geçit olarak adlandırılır. Köprü ve yönlendiricilerin yeteneklerinin ötesi geçerek sadece farklı noktalardaki ağları bağlamakla kalmazlar, aynı zamanda bir ağdan taşınan verinin diğer ağlar ile de uyumlu olmasını sağlarlar.
Modemler (Modems)
Modemler uzak noktalar arasında bağlantı yapmak için yaygın bir şekilde kullanılan ekipmanlardır. Modemler bilgisayarlardan gelen sayısal sinyali analog sinyale (ses sinyali) veya iletişim hatlarından gelen anagol sinyali sayısal sinyale dönüştüren cihazlardır. Modem, ismini modülasyon ve demodülasyon ifadelerinden almıştır.Modemler genellikle uzak mesafeler arası iletişim kurmak için kullanılır.
Tarih : 16-08-2009 | imza : sysgeek | Kategori : Network
0
Bildiğimiz üzere ülkemize 3g yeni gelmiştir. Ülkemiz için 3G teknolojisi bir devrim niteliğinde olsada (Gsm nesil atladığı için devrim diyebiliyoruz), Japonya bu teknolojiyi 1998‘de Avrupa ise 2003‘te kullanmaya çoktan başlamıştı. Aslında fazla duymasakta 3G’den önce 1G ve 2G nesilleride zamanında birer devrim niteliğindeydi. Hatta ileride gelecek olan 4G’de..
Peki neyin nesidir bu gsm teknolojisinin nesilleri;
Araştırmalarıma göre kısaca bahsetmek istiyorum..
Mobil telefon sistemleri 1G‘den 4G‘ye doğru farklı nesiller ile gelişimini devam ettirmektedir.
1G ilk nesil kablosuz telefon teknolojisidir. 1980′li yıllarda yaratılan bu teknoloji hücreler arası geçiş desteği sunar. Yani bu demek oluyor ki geniş kapsama alanı, yüksek kapasite ve yük dağıtımı olanağı sunar. Buna ek olarak 1G ‘de en büyük özellik Roaming‘dir. Yani dolaşım. Böylece farklı ağlarda da telefon attınızı kullanabiliyorsunuz. Örnek vermek gerekirse yurt dışına gitmek istediğimizde hattımızı değiştirmeden sadece roaming özelliğini açtırarak ülke dışında da aynı hattımızı kullanıp görüşme yapabiliyoruz.
2G ikinci nesil kablosuz telefon teknolojisidir.Aynı 1G gibi hücresel bir ağ sistemi kullanır. 2G teknolojisinin 1G teknolojisinden farkı getirmiş olduğu en büyük yenilik olan analog veri sinyalleri yerine sayısal (heryerde karşımıza çıkıyor :) ) veri sinyallerinin kullanılmasıdır. ISDN’ye benzer bir yapı kullanılmıştır. Bu nedenle bu teknolojide bildiğimiz üzere GPRS ve EDGE teknolojisinide kullanmaya başlamış olduk. Yavaştı falan ama yinede bağlanıyordu :)
Ve ülkemize yeni gelen 3G üçüncü nesil kablosuz telefon teknolojisi, aynı 1G ve 2G gibi hücresel bir ağ sistemi kullanır. Bu nesil ile kablosuz telefon teknolojisi daha hızlı veri transferi ve bant genişliğine sahip oldu. Bu sayede görüntülü ve sesli konuşmalar mümkün oldu. Gsm teknolojisinin bu neslinde Vodafone, Avea ve Turkcell şirketlerinin ürettiği USB Dongle‘lar ile 3G destekleyen hattımız ile bilgisayarı kavuşturup baz istasyonu 3G teknolojisini destekleyen her yerde internet erişimide mümkün oldu.
4G nesil kablosuz telefon teknolojisidir. Diğer GSM standartları gibi hücresel bir ağ sistemi kullanması ve üçüncü nesilde ortaya çıkan kapsama alanı sorunu başta olmak üzere bazı sorunları çözmesi beklenmektedir. Bağlantı hızı cep telefonlarında 100Mbps, wi-fi ağlarında 1Gbps’dir. Bazı kaynaklara göre bu nesil, sistemlerin sistemi, ağların ağı olmasını hedefliyor.
Tarih : 17-07-2009 | imza : sysgeek | Kategori : Network
0
Bu yazımda root erişiminiz olduğu serverda shoutcast tabanlı radyo nasıl kurulur onu anlatacağım. Amatör, profesyonel internette radyo yayını yapmak isteyenler için en ideali shoutcast‘dir. Bu anlatacaklarımı yapabilmeniz için shell izninizin olması gerekir. Vps ve dedicated sahipleri rahatlıkla radyolarının kurulum ve yapılandırmalarını yapabilirler. Anlatım Centos işletim sistemine göre anlatılmıştır.
Öncelikle Putty gibi bir erişim programıyla ssh’ye bağlanıyoruz. Root olduktan sonra ilk yapmamız gereken shoutcast paketini sunucuya indirmek olacaktır..
[php]wget http://www.burakvanli.com/shoutcast-1-9-5-linux-glibc6.tar.gz[/php]
komutunu kullanarak sitem üzerindeki paketi sunucuya çekiyoruz.