Yarınki Direksiyon Sınavı
Tarih : 29-01-2010 | imza : sysgeek | Kategori : Kişisel
0
26 Aralık 2009 tarihinde yapılan test sınavını geçtikten sonra sıra geldi direksiyon sınavına. Daha önceden araba sürmüştüm, teorik olarakta işin nasıl yapılacağını biliyordum ama son 4 senedir hiç sürmemiştim. Yaklaşık 5 günlük bir direksiyon dersi aldım. Aslında ders değilde antrenmandı. Çevre yolunu ve sınav güzergahını 2 şer kere turladıktan sonra o günkü ders bitiyordu. En son 2 gün önce de sınava gireceğim direksiyon hocası beni çağırdı. Onlada son defa turladıktan sonra yarın sınava gireceğim. Ekşi sözlükten direksiyon sınavı entrylerini okudum çok komik anılarla birlikte bu sınavın ne kadarda kolay olduğuda oldukça sık vurgulanmış. Kimisi 2 kere stop edip emniyet kemerini takmadığı halde geçmiş. Kimisi var 2 kere girdiği halde geçememiş. Sanırım heyecan yapılmadığı taktirde sürmeyi bilenin rahatça geçebileceği bir sınav. Bunu yarın göreceğim :)
Dikkat ettim de bu yaklaşık 10 dakikalık sınava giren herkesin anlatacağı bir anısı oluyor. Yarın benimde öyle anlatılacak bir anım olursa blogda paylaşmayı düşünüyorum :) Şuan biraz heyecan var ama yarını sabırsızlıkla beklediğimden olsa gerek. Bu tür şeyler için heyecan yapar yapar sınav yerine gidince hiçbirşey yokmuş gibi davranmayı başarabiliyorum.
Edit : Direksiyon sınavına girdim ve 85 ile geçtim.
Sizlerle ekşi sözlükte okuyup beğendiğim bazı entryleri paylaşmak istiyorum.
- Arabaya binildiğinde arabadakilere günaydın denmesinin şart olduğu sınav demezsen sonuçlarına katlanırsın.
- bana bile ehliyet verdiklerine göre memlekete trafik canavarı kazandırma sınavı denilebilir buna.
- -evet yarmagül hanım hoşgeldiniz
-merhaba iyi günler
-nasısınız?
-evet evet(bu sırada emniyet kemeri koltuk ayna derken kişinin aklı karışmıştır)
-babanın arabası var mı?
-evet evet(yola çıkılmıştır bile)
-e alırsın artık babanın arabasını
-evet evet
-annenin arabası var mı?
-evet evet
-oooooo zenginsiniz yaniiii hmmmmm..
-%q^+%+%/%(???!!! neeee (yolculuk sona ermiştir bile ama şaşkınlık doruklardadır) - arabayı teklettirmeyi bırakın hoplatıp zıplatsanız da geçebileceğiniz sınav. aracı 4 kere stop ettirip, 2 kere hatalı sollayıp, 2 kere aşırı hız yapıp, 1 kere de hatalı sinyal vererek bile geçilebilen bir sınavdır. ayrıca araç asla sabit hızda kullanılmamış, bir yavaşlayıp bir hızlanarak araca “tekerlekli disko” havası verdirilmiş, 30m bile aynı çizgi hizasında gidilmemiştir. yolculuk boyunca yanımdaki gözetmenin ayakları 1 saniye bile durmamış, 3 pedala da machine head davulcusu misali girişip muhteşem solalar atmıştır. zaten diğer gözetmenlerin adamı açmak için yaptıkları muhabbette ilk kaza tehlikesinden sonra jilet gibi kesilmiştir. bu sınavdan sonra anladık ki, türkiye’de parkinsonlu bir insan bile ehliyet sınavından geçebilir. ve korkmayın, araba kullanmyorum, ehliyet kimlik misali duruyor…
- komisyon üyelerinin sizi kandirmak icin turlu cinlikler yaptiklari sinav. “emniyet kemerini takma geç kaldik hadi hadi” tarzi $eyler soylerlerse ikilemde kaliyorsunuz ama bir an durun,du$unun ve mutlaka trafik kurallarina uyun, en azindan bu sinav süresince.
- benim girdiğim sınavda etap en kıl olduğum biçimdeydi; uzun bir yokuş çıkılıyordu. mazallah o yokuşta trafik bir tıkansa, yokuşta o arabayı kesinlikle kaldıramaz, arkadakine çarpardım. soğuk biri olduğumdan kelli arabaya girince merhaba falan demedim, yapmacık olduğu anlaşılacaktı. sanki beni bekliyormuşcasına trafik bir anda sıkıştı. araba daha önce antreman yaptığım şahinden de farklıydı. koltuk ve aynalar çok rahatmış gibi yaptım. “hadi” dedi yanımda oturan hoca.
+tamam.
(5 saniye geçer)
-hadisene!
+(ulan sinyal kolu nerde bu arabanın) trafik sıkışık biraz hocam bekleyelim de geçsinler.
-yürü sen yürü.
sinyal verilemeden yola çıkılır, çok şükür yokuş yoğun olsa da akıcıdır. durmamak için soldan gelen kamyon hiçe sayılarak ani bir manevrayla kavşaktan sağa dönülür. vites değiştirirken vitese bakılır. tam “artık alıştım toparlıyorum” derken “şurada duralım” der hoca. “galiba becermedik, gerek yok gerisine diye düşündü”.
komisyon üyesi;
-belgesi (gibi birşey) nerde bunun!
içinde neredeyse ilkokul karnelerimin eksik olduğu dosyadan bulmaya çalışırım, lakin çıkmaz. “hadi çabuk!” diye kızan hocanın elinde durmaktaymış meğersem.
-yaşın kaç senin!?
+85 doğumluyum(derken 2004 ten çıkararak yaşımı hesaplamaya çalışırım) işteğ 19-20..
-allah allah yüzünü çevir bakayım?
-kimliğin var mı?
+buyrun.
-tamam gidebilirsin!
inerken emniyet kemerini takmadığımı farkederim. kesin batırdım derken, geçtiğimi öğrenirim.
Ekşi Sözlükten alıntı entrylerdir.
